Batı Balkanlarda AB Genişlemesi ve Kamuoyu Algısı
Temmuz 2026 itibarıyla Karadağ, Sırbistan ve Bosna-Hersek ekseninde hem AB genişleme süreçleri hem de sınır-göç yönetimi oldukça hareketli günler yaşıyor. Resmi kurumlardan, Europol/Frontex raporlarından ve Batı Balkan medyasından öne çıkan en sıcak gelişmeleri derledim:
1. AB Genişlemesi ve Kamuoyu Algısı (Haziran/Temmuz 2026)
AB Komşuluk ve Genişleme Genel Müdürlüğü’nün haziran sonunda yayımladığı en güncel kamuoyu algı raporu ve bölgedeki siyasi hareketlilik, üç ülkede birbirinden tamamen farklı dinamikler ortaya koyuyor:
| Ülke | AB Üyeliğine Destek Oranı | Güncel Durum ve Beklentiler (Temmuz 2026) |
| Karadağ | %60+ | Bölgenin lideri konumunda. Haziran 2026’daki AB-Batı Balkanlar zirvesinde, müzakerelerin 2026 sonuna kadar kapatılması hedefi güçlendi. Halkın %62’si önümüzdeki 5 yıl içinde AB’ye girileceğine inanıyor (bu oran 2025’te %39’du). |
| Bosna-Hersek | %60+ | Üyelik desteği güçlü olsa da reform hızı yavaş. Şu sıralar daha çok Frontex ile yapılan yeni sınır güvenliği operasyonlarının genişlemesiyle gündemde. |
| Sırbistan | %31 | Bölgedeki en düşük destek oranına sahip. İç siyasetteki baskıcı ortam ve hukukun üstünlüğü alanındaki gerilemeler nedeniyle AB ile müzakerelerde somut bir ilerleme kaydedilemiyor. Macron ve Merz’in sunduğu, fasılların açılmasını tamamen prosedürel hale getirmeyi amaçlayan yeni “Fransız-Alman önerisi” de Sırbistan’daki tıkanıklığı aşmaya odaklanıyor. |
2. Europol ve Frontex Operasyonları: “GLOBAL CHAIN”
Europol, 6 Temmuz 2026 tarihinde yaptığı resmi açıklamayla, Batı Balkanlar’ı da doğrudan kapsayan ve insan kaçakçılığı şebekelerini hedef alan “Operation GLOBAL CHAIN” (Küresel Zincir Operasyonu) sonuçlarını duyurdu. 8-12 Haziran 2026 tarihleri arasında yürütülen bu dev operasyonun Avrupa koordinasyon merkezi Üsküp oldu ve Batı Balkanlar’daki göçmen kaçakçılığı hatlarına büyük bir darbe indirildi. Operasyon, AB’nin bölgedeki kaçakçılıkla mücadele fonu EU4FAST tarafından finanse edildi.
- Karadağ Ayaklanması: Karadağ Emniyet Müdürlüğü (Uprava policije), operasyona 400’den fazla polis memuru ve 146 kontrol noktasıyla katıldı. Karadağ’da yürütülen aylarca süren uluslararası takip neticesinde, Güney Amerika (Brezilya, Kolombiya, Venezuela) kökenli 12 kurbanı ağlarına düşüren ve bölgede faaliyet gösteren uluslararası bir insan ticareti çetesinin elebaşları yakalandı.
- Frontex’in Sırbistan ve Bosna Çıkarması: Frontex Genel Direktörü Hans Leijtens, haziran başında Sırbistan ve Bosna-Hersek’e üç günlük kritik bir ziyaret gerçekleştirdi.
- Sırbistan’da: İçişleri Bakanı Ivica Dačić ile Sırp sınır muhafızlarının Frontex standartlarında eğitilmesini öngören bir ortaklık anlaşması imzalandı (AB müfredatına uyum, Fasıl 24 gerekliliği).
- Bosna-Hersek’te: Frontex, Bosna’nın komşularıyla olan sınırlarında tam ölçekli operasyon başlattı. Özellikle yüksek göç baskısı altındaki Drina Nehri (Sırbistan-Bosna sınırı) hattında Frontex Standing Corps personeli ile Bosna Sınır Polisi ortak bot devriyelerine başladı. Ayrıca göç yönetimi için bölgede askeri güç bulunduran EUFOR Althea ile de koordinasyon anlaşması imzalandı.
3. Batı Balkan Medyasında Göç ve İltica Gündemi
Bölge basınında (özellikle Bosna ve Hırvatistan medyasında) sıcak tartışmalara yol açan iki temel başlık var:
- AB Göç ve İltica Paktı Baskısı: AB’nin yeni Göç ve İltica Paktı’nın tam uygulama takviminin devreye girmesiyle birlikte, Balkan rotasındaki sınır dışı etme prosedürleri ve “güvenli üçüncü ülke” listeleri üzerindeki baskı arttı. Sivil toplum kuruluşları, sınır hattında geniş ölçekli gözaltı kamplarının kurulması riskine dikkat çekiyor.
- Željava Askeri Hava Üssü Tartışması: Bölge medyasındaki en hararetli yerel tartışma, Hırvatistan-Bosna sınırında bulunan eski Željava askeri hava üssünün 1.500 kapasiteli bir mülteci kayıt/toplama merkezine dönüştürülmesi planı. Hem Hırvat hem de Bosnalı yerel politikacılar ve sınır bölgesindeki sakinler, AB’nin göçü sınır dışına itme (externalisation) politikasının yükünü taşımak istemedikleri gerekçesiyle bu projeye sert şekilde karşı çıkıyor. Sınır hatlarında, özellikle Hırvat sınır polisinin geri itme (pushback) yaparken göçmenlerin telefonlarını harita kullanımını engellemek için kasten kırdığına dair yerel raporlar basına yansımaya devam ediyor.