Birkaç yıl önce “Neden Sırbistan?” sorusuna cevap vermiştim. Şimdiyse “Neden hâlâ Aleksandar Vucic?” sorusuna cevap vermeye çalışayım.
15 yıla yaklaşan iktidarı ve bu süre içerisindeki değişimi (olumlu/olumsuz) yorumlamak aslında sadece Sırbistan’da doğup büyüyen ve tüm sürece tanıklık edenlerin hakkı. Benim gibi yılda birkaç kez turist olarak gelerek aşık oldukları bu ülkede güzel yemekler yiyen, eğlenen, güleryüzlü ve sıcakkanlı dostlar edinenler için sadece bireysel bir tespit yapılabilir.
Sosyalist Yugoslavya’nın dağılışı, Yugoslavya’nın NATO ve ABD tarafından bombardımanı, Kosova Savaşı, Sırbistan ve Karadağ’ın bölünmesi gibi inanılmaz zor süreçlere rağmen çok güçlü bir Sırbistan inşa edildi. İnanılmaz yüksek enflasyondan tek haneli ekonomik verilere gelindi. Tamamen altüst olmuş ve Tito’dan beri çivi çakılmamış otoyollar, köprüler yeniden inşa edildi. Çok büyük bir enerji ve altyapı yükünün altına müttefik Rusya ve Çin desteğiyle girildi. Adeta küllerinden yeni bir ülke inşa edildi. AB üyesi Hırvatistan ve Bulgaristan ile kıyaslarsak, onca ambargo, saldırı ve kısıtlamaya rağmen Sırbistan Batı Balkanlar’ın en büyük ekonomik ve askeri gücü oldu. Yugoslavya’nın tüm mirasını sahiplendi ve borçlarını ödedi. Adriyatik bağlantısı kesildi. Pandemi ve Ukrayna savaşıyla Rusya’yla karayolu bağlantısı kesildi. Avrupa Birliği’nin sadaka gibi yardımlarını saymazsak sadece kendi olanaklarıyla ve Rusya ile Çin’in sayesinde dünyaya karşı direndi. Her yerde Sırplar ayrımcılığa uğradı. İkinci dünya savaşından sonra görülen belki de en yoğun nefret söyleminin hedefi oldular. Bir yandan yalnızlaştırılıp teslim alınmaya çalışıldılar, diğer yandan bombalandılar. Ve tüm bunların neticesinde Avrupanın geleceği en parlak, umut dolu ülkelerinden biri olma ihtimalini hâlâ yaşatıyorlar.

Şimdi bu kadar kötü, bu kadar yalancı ve çıkarcı bir hükümetin tüm bunları yapması diktatörlükse, inanın, Vučić iyi bir diktatör o halde. Elbette ırkçı, faşist, baskıcı tüm rejimlere ve liderlere karşıyım, ancak Vučić öyle Sırbistan’da muhalif medyada ve muhalif ortamlarda anlatıldığı gibi başarısız değil. Hatta aksine çok başarılı. Pandemi, Ukrayna savaşı ve İran savaşı olmasa, emin olun bugün ne hayat pahalılığı ne de konut sorunu konuşulurdu Sırbistan’da. AB ülkelerinin Rusya’ya olan nefreti Avrupa Birliği’nin sahte demokrat olduğu gerçeğini gösterdi. Ben Vučić’in büyük oranda doğru dış politika yürüttüğünü düşünüyorum. Yeni Sırbistan’ın inşaasında payı reddedilemez. Belki değeri sonraki yıllarda anlaşılacak çok büyük projelerin altına girdi. Evet çevre, ekolojik sorunlar, maden sahaları tüm gelişmekte olan ülkeler kadar sorun Sırbistan’da da. Ancak demokratik hak ve özgürlüklerin zaman zaman uğradığı ciddi ihlaller haricinde güvenli ve gelecek vaat eden bir ülke. Bu yüzden halkın hâlâ en az %40’ı Aleksandar Vučić’i destekliyor. Hele bir de Expo2027 Belgrade hedefini tutturabilirlerse Sırbistan’ın önü çok açık.