Balkanlarda Basın Özgürlüğü Alarmı
Sırbistan’da “Tehlikeli Şiddet Sarmalı”, Kosova’da Siyasi Baskı
Avrupa Konseyi’nin Gazetecilerin Güvenliği Platformu ile Medya Özgürlüğü Hızlı Müdahale Mekanizması’nın (MFRR) iki ayrı heyeti, Temmuz 2026’da yayımladıkları raporlarla bölgede basın özgürlüğünün geldiği noktayı belgeledi. Sırbistan’da fiziksel şiddet rekor seviyede seyrederken, Kosova’da siyasi baskı ve kurumsal müdahaleler öne çıkıyor.
Sırbistan: Rakamlarla Derinleşen Kriz
16 Temmuz 2026’da yayımlanan ve Mart 2026’da Belgrad’a düzenlenen uluslararası bir heyet ziyaretine dayanan raporda, Sırbistan’da basın özgürlüğünün “hızla daralan bir pencereye” doğru ilerlediği tespit edildi. Rapor; Medya Özgürlüğü Hızlı Müdahale Mekanizması (MFRR) ortakları ile Avrupa Konseyi’nin Gazetecilerin Güvenliği Platformu tarafından ortaklaşa hazırlandı.
Rapora göre öne çıkan başlıklar şöyle:
- Şiddette sert artış: 2025 yılında Sırbistan’da 209 basın özgürlüğü ihlali kaydedildi; bu rakam 2024’teki 84 ihlalin iki katından fazla ve 359 medya çalışanı ile kurumu etkiledi. 2026’nın Ocak-16 Haziran döneminde ise 170 medya çalışanını ilgilendiren 100 yeni vaka kayda geçti. Bu veriler basın özgürlüğü ihlallerini izleyen MapMF platformundan alındı.
- Polis şiddeti: Kasım 2024’te Novi Sad’daki tren istasyonu çökmesinin ardından ülke tarihinin en büyük protestoları başladı; bu süreçte gösterileri izleyen gazetecilere yönelik saldırılar arttı. Rapor, 2025’ten bu yana en az 38 belgelenmiş polis saldırısının kayda geçtiğini, kolluk kuvvetlerinin gazetecileri korumak yerine zaman zaman bizzat saldırgan konumuna geçtiğini belirtiyor.
- Hukuki baskı (SLAPP): CASE Coalition’ın 2025 verilerine göre Sırbistan, kamu yararına haber yapan gazetecilere açılan stratejik davalar (SLAPP) sayısında Avrupa’da üçüncü sırada yer alıyor. Hakaretin suç sayılmaya devam etmesi de gazetecilik faaliyetlerinde caydırıcı etki yaratıyor.
- Medya çoğulculuğunda erime: Çoğunluk hissesi devlete ait olan Telekom Srbija, medya varlıklarını genişleterek hükümet yanlısı anlatının medya alanında yaygınlaşmasına katkıda bulundu. Ülkenin medya düzenleyicisi REM Konseyi 18 aydan uzun süredir işlevsiz durumda; bu durum Sırbistan’ı, işlevsel bir medya düzenleme kurumuna sahip olmayan tek AB aday ülkesi konumuna getiriyor.
- Dijital baskı araçları: Raporda, NSO Group’a ait Pegasus casus yazılımı dahil koordineli bot saldırıları ve casus yazılımların gazetecilere ve medya kuruluşlarına yönelik dijital sansür aracı olarak kullanıldığı belirtiliyor.
Hükümetin Avrupa Medya Özgürlüğü Yasası’nın (EMFA) hükümlerini iç hukuka aktarmaya yönelik yasal girişimler başlattığı, ancak gazeteciler ve sivil toplum aktörlerinin şeffaflık eksikliği, aceleye getirilmiş takvim ve hükümetin niyetlerine duyulan güven eksikliği nedeniyle bu süreçlere büyük ölçüde katılım göstermeyi bıraktığı da rapor edildi.
MFRR ortakları ve Avrupa Konseyi Platformu, Sırbistan makamlarından gazetecilere yönelik kışkırtıcı söylemi derhal sona erdirmesini, SLAPP dahil her türlü sözlü, fiziksel ve hukuki saldırıdan kaçınmasını ve polis ile yargı mensupları için gazetecilerin korunmasına yönelik özel eğitim programları başlatmasını talep etti. Ayrıca Avrupa Birliği’ne, Sırbistan’daki gazetecilere yönelik saldırıları açık biçimde kınama ve stratejik alanlardaki doğrudan fonlamayı gazeteci güvenliği ile basın özgürlüğü standartlarındaki somut ilerlemeye bağlı hale getirme çağrısı yapıldı.
Belgrad’daki heyet ziyareti ARTICLE 19 Europe koordinasyonunda gerçekleşti; Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ), Avrupa Yayın Birliği (EBU), Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF), Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Osservatorio Balcani e Caucaso Transeuropa (OBCT), Index on Censorship ve Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) heyete katıldı. Sırbistan Bağımsız Gazeteciler Derneği (NUNS) yerel ortak olarak yer aldı. Heyet; gazeteciler, editörler, medya dernekleri, sivil toplum örgütleri, kolluk kuvvetleri, Meclis Başkanı ve Başsavcı ile görüştü.
Kosova: Şiddet Düşük, Siyasi Baskı Yüksek
Avrupa Konseyi Gazetecilerin Güvenliği Platformu ortaklarının 24-26 Mart 2026’da Priştine’ye düzenlediği iki günlük heyet ziyaretine dayanan rapor, 20 Temmuz 2026’da kamuoyuyla paylaşıldı. Ziyaret, Kosova’da tekrarlanan parlamento seçimleri ve cumhurbaşkanı seçimindeki siyasi tıkanıklığın yaşandığı bir döneme denk geldi; heyet ziyaretinin ardından 29 Nisan’da yeni bir erken seçim süreci başlatılarak Haziran 2026’da seçim yapıldı.
Rapor, Kosova’da çoğulcu bir medya ortamının bulunduğunu, gazetecilere yönelik fiziksel şiddetin düşük seviyede olduğunu ve mevzuatın büyük ölçüde Avrupa ve uluslararası standartlarla uyumlu olduğunu tespit etti. Buna karşın basın özgürlüğünde net bir gerileme yaşandığı sonucuna varıldı. Bu değerlendirmenin arkasındaki başlıca etkenler şöyle sıralandı:
- Medya yasası girişimi: Parlamentodan geçen, ancak daha sonra anayasaya aykırı bulunarak reddedilen bir medya yasası, Bağımsız Medya Komisyonu (IMC) üzerinde siyasi denetimi artıracaktı.
- RTK’ya baskı: Kosova Radyo Televizyonu (RTK) yetersiz finansman ve çeşitli baskılarla karşı karşıya.
- Siyasi söylem: İktidar partisi siyasetçilerinin gazetecileri sözlü olarak hedef alma ve itibarsızlaştırma eğiliminde sürekli bir artış gözlendi.
Heyete Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ), Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF), Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), Index on Censorship, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Osservatorio Balcani Caucaso Transeuropa (OBCT), Avrupa Yayın Birliği (EBU) ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) katıldı; ziyaret Kosova Gazeteciler Derneği (AJK) tarafından desteklendi.
İki Ülke, İki Farklı Kriz Profili
Her iki rapor da farklı türde ama aynı derecede ciddi sorunlara işaret ediyor. Sırbistan’da tablo, belgelenmiş fiziksel saldırılar, polis şiddeti, yaygın SLAPP davaları ve işlevsiz bir düzenleyici kurum etrafında şekilleniyor. Kosova’da ise fiziksel güvenlik görece daha iyi durumdayken, siyasi iktidarın yasal düzenlemeler ve kamu yayıncısı üzerindeki etkisi yoluyla kurumsal baskı öne çıkıyor.
Raporların ortak paydası, her iki ülkede de gazetecilerin karşı karşıya olduğu risklerin sistemik nitelik taşıdığı ve uluslararası izleme mekanizmalarının bölgedeki basın özgürlüğü konusunda kaygısını sürdürdüğü yönünde.
Bu metin, ECPMF (Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi) internet sitesinde yayımlanan “Serbia: A dangerous spiral of violence against journalists” (16 Temmuz 2026) ve “Kosovo: Reversing the decline in media freedom” (20 Temmuz 2026) başlıklı haber metinlerine ve bu metinlerde atıf yapılan MFRR/Avrupa Konseyi misyon raporlarına dayanılarak hazırlanmıştır. Raporların tam metinlerine ve ek verilere ecpmf.eu üzerinden ulaşılabilir. Bu iki kaynakta yer almayan hiçbir bilgi, tahmin veya yorum metne eklenmemiştir.